HomeCalendarFAQSearchRegisterLog in
.:: En Son Konular ve Cevaplar - Top 10 ::.
En Son Konular ve Cevaplar Konuyu Başlatan Gönderme Zamanı
Tue Jul 10, 2012 10:47 pm
Wed Apr 04, 2012 1:00 am
Wed Apr 04, 2012 12:58 am
Wed Apr 04, 2012 12:53 am
Thu Feb 09, 2012 12:33 am
Wed Feb 08, 2012 4:54 pm
Tue Feb 07, 2012 3:54 am
Tue Feb 07, 2012 3:48 am
Tue Feb 07, 2012 12:06 am
Sun Feb 05, 2012 10:33 pm

Share|

Okan Yalabık İbrahim Paşa

View previous topic View next topic Go down
AuthorMessage
# İzmiR GüzeLİ #
Site Sahibi
Site Sahibi
avatar
Female
Kayıt Tarihi : 2011-01-27
Mesaj Sayısı : 372
Nerden : izmirrr
Yaş : 24
Points : 592


PostSubject: Okan Yalabık İbrahim Paşa Sat Feb 05, 2011 8:58 am



"Önemli kişilerden biri, İbrahim paşa.. İbrahim paşa aslında Pargalı bir gemicinin oğlu..Babası Rum veya Hırvat ya da İtalyan da olabilirmiş.. Özellikleri, çok zeki, akıllı, kültürlü, hazırcevap, nüktedan, çok güzel konuşan, çok zarif ve kibar ve çok da yakışıklı bir adammış.. Kötü huyları, tabii ki çok kibirli, gözü yükseklerde, hırslı, hep daha fazlasını isteyen biri.. Fazla şımararak geldiği yeri hazmedememiş.. 6 yaşındayken esir olarak İstanbul a geliyor. Orada eğitim görüyor. Sonra Manisa da zengin, kibar dul bir kadının kölesi oluyor. Orada yine eğitim alarak bilgisini arttırıyor..Kanuni Manisa da şehzadeyken, herhalde daha 20 li yaşlarına varmadan, bir gün yanında lalasıyla ormanda gezerken, bir keman ( ya da kaval) sesi duyuyor. Bu güzel müziği çalan İbrahim.. Kibar ve zarif genç, güzel konuşmasıyla, hoş sohbetiyle şehzadeyi etkiliyor.. Kendi yaşında bir sohbet arkadaşı bulduğunu düşünüp, onu yanına alıyor. İbrahim şehzadenin yanına gelince çok okuyarak bilgisini artırmaya devam ediyor. Zaten İtalyanca ve Rumca biliyor. Arapça ve Farsça da öğreniyor..Artık köle de değil, şehzadeyle hiç ayrılmaz iyi arkadaş oluyorlar.. Tabii ki göze girmek için şehzadenin istediği şekilde davranıyor..Sonunda Kanuni nin tahta çıkma vakti geliyor. Eylül 1520.. İbrahim ağa da tabii yanında.. Tahta oturunca onu hemen Has odabaşı, yani Baş mabeynci yapıyor ki bu sarayda çok şaşkınlık yaratıyor. Ne idüğü belirsiz biri böyle önemli bir göreve alınıyor çünkü.. Padişah ın her an emrinde, bütün özel işleriyle ilgilenen şahıs.. Tabii İbrahim in gözü yükseklerde.. Sadrazam olmak istiyor. O sırada Yavuz un sadrazamı Piri Mehmet paşa hala görev başında.. (Dizide Piri paşa yı Arif Erkin oynuyor sanırım..) Çok dürüst, bilgili, akıllı, 60 yaşlarında.. Kanuni ona çok saygı duyuyor ama çok sevdiği arkadaşını da bu göreve getirmek istiyor.. İbrahim paşa ve 2. vezirin dedikodu çıkardıkları söylenir Piri Mehmet paşa nın rüşvet aldığına dair.. Kanuni bunlara inanmıyor.. Ama genç ve kendiyle yol alabilecek bir sadrazam istiyor..Bir gün Piri paşa ya, çok sevdiğim bir kuluma en yüksek mevkiyi vermek istiyorum, siz ne dersiniz, diyor. Piri paşa da durumu anlayıp, bu benim mevkiim olabilir, ben de zaten yaşlandım, affınızı diliyorum, diyor. Padişah çok sevinip, onu iltifatlarla, 200.000 akçe altınla emekli ediyor.. Böylece İbrahim Sadrazam oluyor. Herkes bir kez daha şaşıyor, çünkü vezirlikten geçmeden bu makama gelinemiyor. Makbul İbrahim paşa denilmeye başlanıyor o zaman.. Sene 1523, Kanuni nin tahta çıkışından 2,5 yıl kadar sonra, İbrahim paşa henüz 28 yaşında.. Padişah bununla da kalmıyor, ertesi yıl kızkardeşi Hatice Sultan ı ona veriyor.. Yine herkeste bir şaşkınlık. Bir sultan kızı, nasıl ailesi kim belli değil birine verilir diye dedikodu kaynıyor.. Düğün çok görkemli..15 gün 15 gece sürüyor.. Sultanahmet meydanındaki İbrahim paşa sarayını Sultan bizzat kendi para vererek yaptırıyor.. İbrahim paşa içini çok zengin döşüyor.. Halılar serdiriyor yollara, Padişah atıyla geçip saraya geliyor. Duvarlar bile ipek, satenlerle kaplı.. Gelinin çeyizinin getirilmesi bile günler sürüyor.. Meydana padişah otağı konuyor, müthiş bir eğlence oluyor.. (Bunu dizide mutlaka göstermeleri gerek..) İbrahim paşa geline 100.000 altınlık bir yüzgörümlüğü takıyor. Yazılanlara göre karısını çok severmiş, Hatice Sultan da onu.. Ama Paşa nın ilerki yıllarda başka bir kadınla ilişkisi olmuş. Gerçi çok yaşamamış zaten..

Bu kadar gözde bir adamın düşme sebepleri.. Öncelikle gerçekten çok iyi bir diplomat ama çok kibirli, pek kimse tarafından sevilmiyor. Hürrem de padişahın sadece kendi sözünü dinlemesini istediği için, İbrahim paşa nın bu kadar sevilmesini kıskanıyor.. Padişah Sadrazamına o kadar güveniyor ki devletin çoğu işini ona bırakıyor.Tam yetkisi var. İbrahim paşa da çoğunlukla verilen görevleri layıkıyle yerine getiriyor..Mısır da yerel yöneticilerin gönlünü hoş tutarak düzeni kabul ettiriyor. Anadolu daki isyanları bastırıyor, Avrupa ile ilişkileri düzenliyor vs.. Padişah ona seraskerlik ünvanı bile veriyor ki bu başkumandanlık, padişahtan başka kimseye verilmiyor.. Sonra İbrahim paşa nın iyice kibirlendiği, kendini sultanla bir tutmaya başladığı sözleri yayılıyor.Sultan diye imza attığı.. Tabii Hürrem sultan da padişahı bu konuda doldurmayı ihmal etmiyor.. Bir de İskender Çelebi meselesi var.. Defterdar İskender Çelebi, çok zengin, çok iyi, bilgili biri.. Padişah da onun bilgilerinden faydalanmaktan hoşlanıyor. Hatta İbrahim paşa ya da bunu tavsiye ediyor. İbrahim paşa ise kıskanıyor.. İki taraf da düşman oluyor. En sonunda İbrahim paşa birtakım sebeplerle İskender çelebi nin idamına hükmedilmesini sağlıyor.. Kanuni daha sonra çok pişman oluyor, acaba günahsız birini mi idam ettirdim diye.. Ve buna sebep olduğu için İbrahim paşa ya kin duymaya başlıyor.. Irak seferinde Padişah Paşa ya kendisini beklemesini söylediği halde, o zafer kazanma hırsıyla hareket edip orduyu tehlikeye atıyor, Kanuni yetişmese ordu kaybedilecek.. İbrahim paşa iyi bir diplomat ama savaş alanında yeterli değil.. Bu hareketi başkası yapsa affedilmez. Bütün bunlar birikiyor. İskender çelebinin idamından tam 1 yıl sonra Padişah, İbrahim paşayla sarayda yemek yiyor, o gece sarayda kalan paşa boğduruluyor. Cesedi apar topar gömülüyor.. Sene 1536.. 42 yaşlarında yani.. Bu olay hemen unutuluyor, üstünde durulmuyor. Hürrem de bir isteğini elde etmiş oluyor. Çünkü onun asıl gayesi Şehzade Mustafa yı ekarte etmek..İbrahim paşa veliahddan yana ve onu etkilemeleri mümkün değildi.. Hürrem, İbrahim paşanın hatalarıdan yararlanarak onun ölümünü sağlamayı başarıyor.. Bu arada İbrahim paşa bu hatalarına rağmen, Osmanlı ya sadık kalmış.. Mesela Avusturya elçileri, Ferdinand ı Macaristan Kralı olarak kabul ettirmek istediklerinde çok kızıyor ve Macaristan padişahımın mülküdür diye cevap veriyor..Osmanlı tanımadan Ferdinand Macar kralı olamayacağı için, İbrahim paşa nın da önemini anladıklarından, ona rüşvet vermeye kalkıyorlar..İbrahim paşa gülüyor ve onlara altınla dolu kuleleri gösteriyor. Bunların Padişahın cep harçlığı olduğunu, kendinin de bu hazinelere sahip olduğunu, ancak onlar gibi akılsızların kendisine rüşvet vermeye kalkacağını söylüyor.. Belki genç yaşında bu kadar yükselmeseydi daha olgun davranabilecekti . Hatice sultan ın da onun ölümünden iki yıl sonra öldüğü söyleniyor.."

_________________




♥️♥️ÇağaTaY'mmm ♥️♥️
Back to top Go down

Okan Yalabık İbrahim Paşa

View previous topic View next topic Back to top
Page 1 of 1

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
Çağatay Ulusoy Fan Sitesi :: Kültür - Sanat :: Diziler :: Yerli :: Muhteşem Yüzyıl :: Oyuncular-
Powered by Çağatay Ulusoy Fan Sitesi
Copyright © 2011
Çağatay Ulusoy Fan Sitesi©


"İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır." Hz.Muhammed (S.A.V).''
Free forum | © phpBB | Free forum support | Contact | Report an abuse | Forumotion.com